7 Eylül 2009 Pazartesi

Aşk Sayıklamaları


Ben ne çok sevdimse seni o denli aşıksın dediler ve sen ne kadar acı çektirdiysen üzülme o da seviyor dediler. Şimdi pervane mi ateşe ateş mi pervaneye ram olur. Gül mü arzulanandır, bülbül mü gül'ü izhar eder; deseler ki gül aşkın kendisidir, gönül bülbülü de ister..
Hikayenin sonunda eğer mecnun ağlamışsa, aşkın zirvesindedir ve fakat leyla gülümsüyorsa ?..

Gülümsüyorsa Mecnun kadar dır en az aşkı ve aşkın kimyası, bire hüzün, ikiye tebessüm.. Mesele ya bir olmak ya biri beklemek. Aşk hep birine tutulur ve o biri başka birine; vuslat tez gelecekse biri hep güler ki ne kadar uzaksa sevgilinin yolu, biri hep ağlar..
Aşka karşılık bekleyen bilmez mi o ateşi yakan kavuşabilme hayalidir. Ve vuslata vasıl olunca, demez mi benim Leylam bu değil ne varki ben Leyla'mı buldum bu sadece cismidir..
Aşk cezmle biter, cezmle başlar. Suskun aşık sukunetinde yanarken, feryad eden ne sukun bulur ne feryadı sevgiliye ayan olur. Suskun bir aşık olmak mecnun'dan paye ise figan etmek mecnuna uzaktır; olaki feryaddan sevgili incine.. Sukut et ey gönül, kaynayan yüreğinin ateşi yarin gözlerinden düşüyor katre katre ve bekle, vuslat vasıl olmasada daha ötesi daha fazla gurbet değil; ama ne demiş şair, ben gurbette değilim, gurbet benim içinde.. Yani ben ateşte değilim ateş benim içimde...